Girişimcilikte iş fikri önemlidir. Birçok kişi ne iş kuracağını bilemez. Genellikle moda işlere bakar insanlar. Ya da, çok para getirip getirmediğine. Çoğunlukla ben bu işi severek, inanarak yapabilecek miyim diye düşünmezler. Çünkü severek yapılan işler başarılı olur. Onun zorluklarına, geçici başarısızlıklarına katlanılır. Peki girişimci hangi işi yapacağına nasıl karar vermeli? Öncelikle hayallerine bakmalı. Evet hayallerine. Hayalinde nasıl biri olmak istiyor? Nasıl mutlu olabilir? Hayal kurmalı kısaca. Genelde boş boş oturmak, boşa vakit geçirmek, bir şey yapmamak olarak algılansa da hayal kurmak iyidir. Ve hiç de boş boş oturmak değildir aslında. Bir şeyler yapmaya başlamaktır.  

Mutluluğumuzun sırrı da hayallerimizde değil mi? Hayata karamsar bakan, hayal gücünü yaratıcılıklarını yitirmiş, insanlar için bu kavramı anlamak güçtür elbette. Öğrenilmiş çaresizlikle yaşayan, tembelliğine bahane arayan insanların bunu anlaması zor. Çünkü dünya hayallerle dönüyor. Gördüğümüz her şey insan ürünü olan her şey, aslında bir zamanlar hayalden başka bir şey değildi. Birileri onları önce hayal etti, sonra gerçeğe dönüştürdü.

Hayal kurmak, dünyayı yeniden yaratmak, kendini yeniden var etmenin, oluşturmanın başlangıcı, bize bağışlanan en büyük yetenek.  Biz hayal gücümüzle kuruyoruz dünyamızı. Hayal gücümüz ne kadar zenginse, yani zamanla öğrendiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız deneyimler, tecrübeler, başarı ya da başarısızlıklar ne kadar çoksa o kadar çok hayaller kurabiliyoruz. Ve dünyamızı yeniden yeniden yaratabiliyoruz. Yeni ürünler keşfedebiliyoruz, yeni icatlar yapabiliyoruz, sorunlara yeni çözümler üretebiliyoruz, hayatımızı renklendirebiliyoruz, mutsuzluktan sıyrılabiliyoruz. Monotonluğu aşabiliyoruz.  Hayalimizdeki işi kurduğumuzda da başarıdan başarıya koşabiliyoruz. Birçok başarılı kişi ve kurumun arkasında zengin bir hayal gücü vardır. Hayallerine ulaşmak için bitmez tükenmez enerji ve çabaları vardır.

 

Hayallerimiz için bir şeyler yapmaya başlamak gerekiyor, ucundan kenarından başlamak, hele bir ilk adım gelsin bakalım gerisi nasıl tıkır tıkır geliyor göreceğiz. Hayal kurmak aslında yapamayacağımız ulaşamayacağımız şeyler için kendimizi avutmak değil. Bir şeyler yapmak. Azıcık da olsa iyi kötü demeden hayallerimiz için çalışmaya başlamak. Kısaca hayallerimizi yaşam gündemimize almak. Hemen şimdi, sonra değil hemen, çünkü beklediğimiz uygun zaman hiçbir zaman gelmeyecek, geldiği zaman da biz uygun olmayacağız.  “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur” sözü ne kadar doğru. Çünkü sanat, hayal kurmak, yenilik yapmak ve yaratıcılık birbirleriyle kardeş. Çocuklarımıza ve kendimize sanat eğitimi vermediğimiz, kendimizi sürekli yeni bilgi ve deneyimlerle beslemediğimiz sürece yapılan hiçbir işte güzellik, uygun çözüm, yenilik oluşturmamız mümkün değil.  Severek kuracağımız işler de hayalle başlıyor. Hayatımıza tat katmak hayallerimizle olur. Hayalimizin arkasından gitmeye başladığımızda hayatımız değişecektir. Sanatsız ve hayalsiz kalmamak dileğiyle..

Hadi İstanbullu

Hadi İstanbullu

Öğr. Gör. / Akdeniz Üniversitesi
Hadi İstanbullu 1964 tarihinde Kütahya'da esnaf bir babanın oğlu olarak doğdu. Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F İşletme Bölümü'nden 1987 yılında mezun oldu. 2013 yılında "Kırsal Alanda Bir Turizm Markası Şehri Elmalı" isimli projede BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) desteği ile Elmalılı Hamdi Yazır Kent Müzesi kuruluşu Proje Ekibinde görev aldı. 2013 ve 2014-2015 yıllarında AKGİM-KOSGEP-İŞKUR, ortak projesi ile Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinde Girişimcilik Eğitmeni olarak görev aldı. Elmalı Meslek Yüksek Okulunda 1997 yılından beri Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır. İngilizce bilmekte, evli ve iki çocuk babasıdır.
Hadi İstanbullu

Latest posts by Hadi İstanbullu (see all)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. * Zorunlu alanlar

*

formu temizleGönder